Hava Durumu

SESSİZ ÇIĞLIKLARIMIZ İLE GÜRÜLTÜNÜN İÇİNDEYİZ...

Yazının Giriş Tarihi: 27.04.2026 09:23
Yazının Güncellenme Tarihi: 27.04.2026 11:51

Sessiz çığlıkların gürültüsünde nefes almaya çalışıyoruz. Zor ki ne zor günler
dedirtecek bir tüneldeyiz. Yaşananları anlamlandırmaya, ifade etmeye yetecek hiçbir kelime
yok. Olamaz da… Suyun üzerinde kalmaya çalışıyoruz adeta çırpınıyoruz boğulmamak için

Zifiri karanlıkta suçlu arıyoruz. Tüm bu olanlara kim sebep oldu sorusu zihnimizde
yankılanıyor. Ama birçoğumuz biliyoruz ki bu bir anda olmadı. Evin duvarlarına sızan bir
nem gibi yavaş yavaş sinsice şiddet evlerimizde yer edindi.
Uygun olmayan programları eleştirdik ama seyretmeye devam ettik. Seyredenleri
alkışladık. Teknoloji bağımlılığından dert yanıp, bilgisayar oyunlarını eleştirip çocuklara ilk
fırsatta oynamaları için imkan sunduk. Çocuk bakıcısıymış gibi çocukları ekranlara teslim
ettik.
Bilinçli kullanıcı olmayı öğretemedik. Öğretme çabamız da olmadı… Birçok şeyi
eleştirdik. Ama sadece eleştirdik. Ama kendimiz olumsuz rol model olmayı bırakmadık.
Başkaları yapamaz ama biz yapabiliriz dedik.
Şiddeti bizler meşrulaştırdık. Bir gruba ait olmak uğruna, birilerine yaranmak uğruna
şiddete alkış tuttuk.
Birçok şeye biz müsaade ettik. Şiddet dilini biz normalleştirdik.
Okullarımız eğitim ve öğretimin olduğu yerken; veliler, sen çocuğuma ahlak dersi
veremezsin dersini anlat geç dediği zaman biz kaybettik. Okul demek Matematik, Türkçe, Fen
bilgisinin öğretildiği yer değil sadece. Orası aynı zamanda bir eğitim yeri. Saygıyı, ahlakı,
doğruluğu, toplumsal kuralları aileden sonra öğreneceği yerdir okullar. Ama bizler çocuğunu
uyaran öğretmeni cezalandırmayı, eleştirmeyi tercih ettik. Okulu derslerden ibaret sandık.
Ahlaklı bir birey olsun, şükreden bir birey olsun, dini bütün bireyler olsunlar diye
dualar ezberlettik. Evet sadece ezberlettik. Duaların anlamından bi haber bireyler yetiştirdik.
Kur’an-ı Kerim’in Alak Suresi’nin ilk ayeti olan ve ayrıca Hz. Muhammed’e gelen ilk vahiy
“Oku! Yaratan Rabbinin adıyla oku.”’dur. Ama bizler okumak yerine gerçekliğin yerine
geçen gölgelere daldık. Yavaş yavaş kalbimizin ritmini kaybettik… Ne olduğunu
anlayamadan birçok şeye alkış tuttuk. Birçok şey meşrulaştı… En kötüsü de alıştık birçok
şeye…
Merhamet, sevgi, saygı hatırlanması zor, bulunması zor birer olgu haline geldi. Sessiz
çığlıklarımız ile gürültünün içindeyiz.
Birilerinin bizim neye dönüşeceğimizi fısıldamasına dur deme zamanı! Sevgiyle,
bilgiyle güçleneceğimiz, merhamet ile yeşereceğimiz günlere…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.