Hava Durumu

Dinine, tarihine, kültürüne bağlı gençler yetiştirmek...

Yazının Giriş Tarihi: 10.05.2026 10:07
Yazının Güncellenme Tarihi: 10.05.2026 10:08

Bu güzel vatanı; dinine, tarihine, kültürüne bağlı, asrın teknolojisine sahip, onun da ilerisine geçmiş, iyi yetişmiş gençler yükseltecektir.

Vatanımızın ve milletimizin geleceğinin güzel olması, millî ve manevî değerlerine bağlı, ufku geniş, asrın teknolojisine sahip, onun da ilerisine geçmiş, iyi yetişmiş gençlere bağlıdır.

Çok kıymetli âlim bir zat, öğretmenlik yıllarındaki bir hatırasını şöyle anlatır:

1959 senesinde Erzincan’da öğretmen idim. Erkek Lisesinde bir konferans dinledik. Konferansı veren, Sağlık Bakanlığı Sosyal Hizmetler Akademisi’nden Mithat Enç idi. Zekâ ölçümünü, test usûlünü anlattı ve şöyle dedi:

“Zekâ ölçmek, test usulünü kullanmak, ilk olarak Osmanlılarda başladı. Amerikan literatürlerin de okuduğuma göre, Osmanlı orduları Viyana’ya kadar gelince, Avrupa devletleri çok korktu. İslamiyet Avrupa’ya yayılıyor, Hıristiyanlık yok oluyor diye şaşkına döndüler. Osmanlı akınlarını durdurmak için çare aradılar... Bir gece yarısı, İstanbul’daki İngiliz Sefiri şifre yolladı. Avrupa’ya müjde vermek için sabahı bekleyemedi:

-Buldum, buldum! Osmanlıların zaferden zafere ulaşmalarının sebebini ve bunları durdurma çaresini buldum, diyor ve şöyle anlatıyordu:

-Osmanlılar, aldıkları esirlere hiç kötülük yapmıyor, kardeş gibi davranıyorlar. Hangi milletten, hangi dinden olursa olsun, küçük çocukların zekâlarını ölçüyorlar. Keskin zekâlı çocuklar seçilerek saraydaki (Enderûn) denilen mekteplerde, değerli öğretmenler tarafından okutuluyor. İslâm bilgileri, İslâm ahlâkı, fen ve kültür dersleri verilerek kuvvetli, başarılı Müslümanlar olarak yetiştiriliyorlar. Osmanlı ordularını zaferden zafere ulaştıran değerli kumandanlar ve Sokullular, Köprülüler gibi seçkin siyaset ve idare adamları hep böyle yetiştirilen keskin zekâlı çocuklardı. Osmanlı akınlarını durdurmak için bu Enderûn mekteplerini ve bunların kolları olan medreseleri yıkmak, Müslümanları ilimde, fende geri bırakmak lâzımdır...”

Mithat Bey’in bu sözleri ve Osmanlı tarihindeki acı ve yürek yakıcı olaylar gösteriyor ki, İngiliz sefirinin bu teklifi çok doğru görülerek Avrupa’da İskoç ve Paris Mason locaları harıl harıl çalışmaya başladılar. Müslümanları aldatmak, medreselerden, mekteplerden, ilim ve fen sahibi din adamları ve idareciler yetiştirilmesini önlemek için plânlar hazırlandı. Cahil bırakılan gençler, Avrupa’da İslamiyet’ten uzaklaştırıldı. Zevk ve sefahate alıştırıldı. Yalancı etiketler, diplomalar verilerek ana vatana gönderilen fen adamı şeklindeki bu sinsi düşmanlar, memlekete hizmet etmediler; bilakis memleketin felaketine, yıkılmasına sebep oldular.

Sultan İkinci Abdülhamid Hân bunların karşısına dikilmeseydi, düşmanların imha plânları Müslümanları tâ o zaman ezecekti.

Görülüyor ki bu güzel vatanı; dinine, tarihine, kültürüne bağlı, iyi yetişmiş gençler yükseltecektir. Tarihine, kültürüne yabancı, başkalarının kuklası olanlar değil!

Ahlâkı düzeltip, fenne çok çalışmak lâzım,

Dîne bağlı, atomla silâhlı er olmak lâzım!

Din bilgisi, harb gücü, ileri olmak gerek,

İkisidir ancak, millete huzûr verecek.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.