Ramazan Yıldız’ın Hatice Terekeci Özkan yazısı ve sorular
Yazının Giriş Tarihi: 13.04.2026 23:18
Yazının Güncellenme Tarihi: 13.04.2026 23:23
usakhabermerkezi.com.tr internet haber sitesinde Genel Yayın Yönetmeni ve köşe yazarı olan Ramazan Yıldız beyin çok odaklı son köşe yazısını okuyunca kafamızda bir çok soru oluştu.
Ramazan beyin yazısından sonra kafamızda oluşan soruları kendisine soralım ve bizim gibi kafasında sorular oluşanlarla birlikte aydınlanalım istedik. Yazı çok odaklı olduğu için elimizden geldiği kadar soruları sadeleştirmeye çalıştık.
Umarız Ramazan bey de doğru anlaşılmak adına bu sorularımızı cevaplar.
Kendilerine şimdiden kamuoyu adına çok teşekkür ederiz
Yazının hemen başında spot olarak
“CHP Genel Merkezi, Yalım’ın yerine Hatice Terekeci’yi kayyum atamış adeta, resmen saçmalıyor. Hatice Terekeci Özkan, göreve gelir gelmez yaptıklarıyla şeffaflık ve ortak akıl sözünü kendisi çiğniyor.” Denilmiş
Bu spotta saçmalamak, ortak aklı kullanmamak ve şeffaf olmamakla suçlanan Hatice Terekeci Özkan ne yapmış acaba sorusuna cevap bulmak için Ramazan beyin yazısını okumaya karar verdik
Yazının tamamını köşe yazımızın sonuna koyduk. Arzu edenler oradan okuyabilirler
Soru 1: Ramazan bey “Ama belediye içindeki atamalara özellikle özel kalem müdürü atamasına dair haberi başka gazetelerden okuyup haberdar olunca, iyi niyetli olunduğuna dair inancım çok azaldı” demiş
Başka gazetelerden okuyunca mı? İyi niyetli olmadığına dair inancınız artı?
Soru 2: Ramazan bey “Ama özel kalem müdürü dediğin, başkanın yakın çevresini ve partiliyi iyi tanıyan birisi olur. Partili ile özellikle belediye başkanı arasındaki köprü olmalı ve en azından partiye hesap veren, şeffaf duran yüzü olmalı özel kalem dediğin başkana. Anlayacağınız, partiye yakın, partiliyi tanıyan, ağırlığı olanı olmayanı bilen birisi olmalı; eski ilçe başkanlarını da, mevcut yönetimi de, köşe taşlarını da tanımalı partinin” Demiş
Özel kalem müdürünün başkanın yakın çevresini ve partiliyi iyi tanımak gibi bir vasfı mı olması gerekiyor. Öyle bir vasfı olmazsa neler olur? Partide ağırlığı olanı ve olmayanı tanımazsa ne gibi bir sakıncası olur? Partiye özel kalem müdürleri mi şeffaf şekilde hesap veriyor?
Soru 3: Ramazan bey “. Bize akıl soran yok, anlaşılan pek bizi göresi de yok Hatice Terekeci Özkan’ın, kendi bilir ama Parti'yi karşısına alıp Özkan Yalım yalakaları ve Aliciler ile iş tutanın sonu hüsran olur. Bizim göğsümüz daralıyor. Bu işin ucu kayyuma çıkar, demedi demeyin. Zira burada ne şeffaflık var şu ana dek, ne de ortak akıl.” demiş
Hatice hanım size niye akıl soracak? Böyle bir sözü falan mı var? Sizi niye görmek istesin? Özkancılar ve Aliciler kimdir? Onların dışında kalanlar kimdir? Sizin niye göğsünüz daralıyor? Ne demek istiyorsunuz?
Soru 4: Ramazan bey “Hem de öyle çaktırmadan himaye ettiğiniz saçma sapan gazeteciler üzerinden değil, genel olarak bütün yerel gazeteleri çağırarak basın huzuruna çıkmanızı bekliyor. Cesaretiniz yoksa makama talip olmayaydınız. Vardı cesur arkadaşlarımız aranızda. Bence Mehmet Karakoç da gelse kaçmazdı yerel basından ve partilisinden. Ozan Bayık veya Yüksel Doğan da olsa, veya mesela Turan Ünlü de olsa, Uğur Albayrak da olsa. Ben hiç ulaşmayı denemedim doğrusu, ama ulaşamadığından yakınan çok yerel medya mensubu var ve çok da CHP'li dinlediğim için gerek duymadım nasılsa arardı gerek olsa diye. Ki ilk yazıdan sonra teşekkür de beklemiştim doğrusu. Umarım bu yazıma yanıt verir artık” demiş
Hatice Terekeci Özkan hanımın çaktırmadan himaye ettiği gazeteciler kim? Saçma sapan gazeteciler ne demek?
Daha bir haftalık belediye başkan vekiline basın ile toplantı için zaman tanımak gerekmiyor mu? Kaçtığını nereden çıkarıyorsunuz? Size yapmayacağını falan mı söyledi?
Niye teşekkür beklediniz? Niye bu yazınıza yanıt vereceğini düşünüyorsunuz?
Soru 5: Ramazan bey “Özel kalem müdürü yaptıkları adam, seçim boyunca Yalım'ın yanından hiç ayrılmadı, çok yakını yani. Bunu CHP'linin midesi nasıl kaldırır bu saatten sonra?” demiş.
Seçim boyunca Özkan Yalım’ın yanında olmayan CHP’liler kimler? Böyle partililer tanıyor musunuz?
Ramazan Yıldız Beyin Köşe Yazısının tamamı şu şekilde
CHP'de bildiğiniz üzere göstere göstere gelen ve bizlerin bütün ikazlarımıza rağmen Devlet'in müdahaleye mecbur kaldığı rezil bir süreç ve hazin bir son yaşandı. Anlaşılan CHP'yi yönetenlerin umurunda değil ve hiç özeleştiriye yanaştıkları yok. Ama biz bu hanımefendi ve beyefendileri çok kez ikaz ettik, özel sohbette de, medya önünde yazıp söyleyerek de. Gidin bakın eski yazılarıma, kaç kez söylemişimdir: "İhraç edin şu densiz ve ahlâksız herifi. Devlet'ten önce davranın, yakındır Devlet mecbur kalacak almaya" diye. Hatice Terekeci Özkan, kurulduk kurulalı bütün yazılarımızı okuyan bir siyasetçimiz. Eşi Güven Özkan da yine hem merhaba dediğimiz Yalım dönemine gelene dek her fırsatta destek verdiğimiz, ama Yalım döneminde eleştiri de getirdiğimiz bir siyasetçi ve arkadaşımız. Bütün CHP bilir ve kimi de rahatsızdır bu durumdan. Gerçek Özkancı onlar; onlar en baştan beri ortak diyen bile vardır CHP'de ve her bahsi geçtiğinde "sizin Güven" derler, biz de ona "inadına güveniriz" hâlâ da güvenmek isteriz. Malumunuz olduğu üzere bir önceki yazımda hem yeni belediye başkanı hanımefendiye hem de yeni il genel meclisi üyesi hanımefendiye kredi açtım ve destek attım. "İyi olur, siyasete ve CHP yönetimine kadın eli değmesi" dedim. Ama ilk anda yaşananlar bile beni hayal kırıklığı yaşayacağımıza dair hayli tedirgin etti. Açıkçası böyle bir yazıyı bu kadar kısa bir sürede yazacağım benim de aklıma gelmezdi. Ama belediye içindeki atamalara bakınca, özellikle özel kalem müdürü atamasına dair haberi başka gazetelerden okuyup haberdar olunca, iyi niyetli olunduğuna dair inancım çok azaldı. Hatice Terekeci Özkan'ın dürüstlüğüne kimse söz edemez, hatta eleştirilecek hiçbir tarafı yoktur bugüne dek. Ama bugün bu saçma atamaların sebebi, sanıyorum çevresinin sarmal gibi sarılması, CHP'li olmayanlarca. Çünkü ancak öyle mümkün olabilir bu saçma sapan ismi özel kalem müdürü olarak atamak. Doğrusu Tuncay Akbulut'tan sonra o işi hakkıyla yapabilen bir özel kalem müdürü olmadı ayrı konu. “Ama özel kalem müdürü dediğin, başkanın yakın çevresini ve partiliyi iyi tanıyan birisi olur. Partili ile özellikle belediye başkanı arasındaki köprü olmalı ve en azından partiye hesap veren, şeffaf duran yüzü olmalı özel kalem dediğin başkana. İthal özel kalem müdürü asla tutmaz. Anlayacağınız, partiye yakın, partiliyi tanıyan, ağırlığı olanı olmayanı bilen birisi olmalı; eski ilçe başkanlarını da, mevcut yönetimi de, köşe taşlarını da tanımalı partinin.” Gayem fitne çıkarmak değil elbette. Ama CHP'li çevrelerde bu işi yapabilecek birçok arkadaşımız var. Doğukan bile yaptıktan sonra makamın değeri düştü belki biraz ayrı konu. Ama mesela Can Ocakoğlu neden düşünülmedi o iş için? Veya mesela şimdi İsmetpaşa'da esnaflık da yapan emlakçı Bulut Çakır gibi? Ya da mesela eski gençlik kolları başkanı Ali Rıza Tufan gibi? Daha yeni babasını kaybettiğimiz Oktay Şenal gibi? Aklımda çok var, daha önceden ilçe başkanlığı yapmış isim. Bize akıl soran yok, anlaşılan pek bizi göresi de yok Hatice Terekeci Özkan’ın, kendi bilir ama Parti'yi karşısına alıp Özkan Yalım yalakaları ve Aliciler ile iş tutanın sonu hüsran olur. Bizim göğsümüz daralıyor. Bu işin ucu kayyuma çıkar, demedi demeyin. Zira burada ne şeffaflık var şu ana dek, ne de ortak akıl. Hal bu iken ben uyarayım: halk, bankamatik memurları ile ilgili, Yalım'ın sallayıp şantaj malzemesi ettiği zarflarla ilgili ve Yalım dönemi işe alınan liyakatsizler ve nahak yere işten çıkarılan liyakatlıların durumları ile ilgili açıklama bekliyor. Hem de öyle çaktırmadan himaye ettiğiniz saçma sapan gazeteciler üzerinden değil, genel olarak bütün yerel gazeteleri çağırarak basın huzuruna çıkmanızı bekliyor. Cesaretiniz yoksa makama talip olmayaydınız. Vardı cesur arkadaşlarımız aranızda. Bence Mehmet Karakoç da gelse kaçmazdı yerel basından ve partilisinden. Ozan Bayık veya Yüksel Doğan da olsa, veya mesela Turan Ünlü de olsa, Uğur Albayrak da olsa. Ben hiç ulaşmayı denemedim doğrusu, ama ulaşamadığından yakınan çok yerel medya mensubu var ve çok da CHP'li dinlediğim için gerek duymadım nasılsa arardı gerek olsa diye. Ki ilk yazıdan sonra teşekkür de beklemiştim doğrusu. Umarım bu yazıma yanıt verir artık. Özel kalem müdürü yaptıkları adam, seçim boyunca Yalım'ın yanından hiç ayrılmadı, çok yakını yani. Bunu CHP'linin midesi nasıl kaldırır bu saatten sonra? Zaten kimle, yani hangi CHP'li ile konuşsam, "Giriş katı ve başkanlık katı komple değişmeli, güvenilemez onlara" diyorken, sen en stratejik ve göz önü yere Yalım'ın adamını atamışsın, partiliye inadına edercesine. Belediyeye işe yerleşmiş ise de çıkarılması beklenirken böyle bir jest yapılması CHP'liyi kızdırdı, benden de söylemesi. Sadece Özkan Yalım'ın değil, ısrarla Özkan Yalım'ı adaylaştıran genel merkezin de etkisinin bu süreçte sıfırlanması gerek. Özgür Özel'in Yalım'a esir olduğu yönündeki iddiamızı zaten öteden beri bilen Uşak halkının, Özkan Yalım'ı ihraç edemedikleri için kuşkusu arttı ve haklılık payımız çok arttı. Genel merkezin atadığı ve seçtiği ismin Özkan aleyhine bir isim olabileceği kuşkusu zaten halkta oluşmuştu. Bir haftalık süreçte yapmış olduğu atamalar halkın midesini bulandırdı. Başkan yardımcılıkları ve müdürlükler bir sonraki yazımda ki kulisleri de yazacağım, çare yok.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Mustafa ÖREN
Ramazan Yıldız’ın Hatice Terekeci Özkan yazısı ve sorular
usakhabermerkezi.com.tr internet haber sitesinde Genel Yayın Yönetmeni ve köşe yazarı olan Ramazan Yıldız beyin çok odaklı son köşe yazısını okuyunca kafamızda bir çok soru oluştu.
Ramazan beyin yazısından sonra kafamızda oluşan soruları kendisine soralım ve bizim gibi kafasında sorular oluşanlarla birlikte aydınlanalım istedik. Yazı çok odaklı olduğu için elimizden geldiği kadar soruları sadeleştirmeye çalıştık.
Umarız Ramazan bey de doğru anlaşılmak adına bu sorularımızı cevaplar.
Kendilerine şimdiden kamuoyu adına çok teşekkür ederiz
Yazının hemen başında spot olarak
“CHP Genel Merkezi, Yalım’ın yerine Hatice Terekeci’yi kayyum atamış adeta, resmen saçmalıyor. Hatice Terekeci Özkan, göreve gelir gelmez yaptıklarıyla şeffaflık ve ortak akıl sözünü kendisi çiğniyor.” Denilmiş
Bu spotta saçmalamak, ortak aklı kullanmamak ve şeffaf olmamakla suçlanan Hatice Terekeci Özkan ne yapmış acaba sorusuna cevap bulmak için Ramazan beyin yazısını okumaya karar verdik
Yazının tamamını köşe yazımızın sonuna koyduk. Arzu edenler oradan okuyabilirler
Soru 1: Ramazan bey “Ama belediye içindeki atamalara özellikle özel kalem müdürü atamasına dair haberi başka gazetelerden okuyup haberdar olunca, iyi niyetli olunduğuna dair inancım çok azaldı” demiş
Başka gazetelerden okuyunca mı? İyi niyetli olmadığına dair inancınız artı?
Soru 2: Ramazan bey “Ama özel kalem müdürü dediğin, başkanın yakın çevresini ve partiliyi iyi tanıyan birisi olur. Partili ile özellikle belediye başkanı arasındaki köprü olmalı ve en azından partiye hesap veren, şeffaf duran yüzü olmalı özel kalem dediğin başkana. Anlayacağınız, partiye yakın, partiliyi tanıyan, ağırlığı olanı olmayanı bilen birisi olmalı; eski ilçe başkanlarını da, mevcut yönetimi de, köşe taşlarını da tanımalı partinin” Demiş
Özel kalem müdürünün başkanın yakın çevresini ve partiliyi iyi tanımak gibi bir vasfı mı olması gerekiyor. Öyle bir vasfı olmazsa neler olur? Partide ağırlığı olanı ve olmayanı tanımazsa ne gibi bir sakıncası olur? Partiye özel kalem müdürleri mi şeffaf şekilde hesap veriyor?
Soru 3: Ramazan bey “. Bize akıl soran yok, anlaşılan pek bizi göresi de yok Hatice Terekeci Özkan’ın, kendi bilir ama Parti'yi karşısına alıp Özkan Yalım yalakaları ve Aliciler ile iş tutanın sonu hüsran olur. Bizim göğsümüz daralıyor. Bu işin ucu kayyuma çıkar, demedi demeyin. Zira burada ne şeffaflık var şu ana dek, ne de ortak akıl.” demiş
Hatice hanım size niye akıl soracak? Böyle bir sözü falan mı var? Sizi niye görmek istesin? Özkancılar ve Aliciler kimdir? Onların dışında kalanlar kimdir? Sizin niye göğsünüz daralıyor? Ne demek istiyorsunuz?
Soru 4: Ramazan bey “Hem de öyle çaktırmadan himaye ettiğiniz saçma sapan gazeteciler üzerinden değil, genel olarak bütün yerel gazeteleri çağırarak basın huzuruna çıkmanızı bekliyor. Cesaretiniz yoksa makama talip olmayaydınız. Vardı cesur arkadaşlarımız aranızda. Bence Mehmet Karakoç da gelse kaçmazdı yerel basından ve partilisinden. Ozan Bayık veya Yüksel Doğan da olsa, veya mesela Turan Ünlü de olsa, Uğur Albayrak da olsa. Ben hiç ulaşmayı denemedim doğrusu, ama ulaşamadığından yakınan çok yerel medya mensubu var ve çok da CHP'li dinlediğim için gerek duymadım nasılsa arardı gerek olsa diye. Ki ilk yazıdan sonra teşekkür de beklemiştim doğrusu. Umarım bu yazıma yanıt verir artık” demiş
Hatice Terekeci Özkan hanımın çaktırmadan himaye ettiği gazeteciler kim? Saçma sapan gazeteciler ne demek?
Daha bir haftalık belediye başkan vekiline basın ile toplantı için zaman tanımak gerekmiyor mu? Kaçtığını nereden çıkarıyorsunuz? Size yapmayacağını falan mı söyledi?
Niye teşekkür beklediniz? Niye bu yazınıza yanıt vereceğini düşünüyorsunuz?
Soru 5: Ramazan bey “Özel kalem müdürü yaptıkları adam, seçim boyunca Yalım'ın yanından hiç ayrılmadı, çok yakını yani. Bunu CHP'linin midesi nasıl kaldırır bu saatten sonra?” demiş.
Seçim boyunca Özkan Yalım’ın yanında olmayan CHP’liler kimler? Böyle partililer tanıyor musunuz?
Ramazan Yıldız Beyin Köşe Yazısının tamamı şu şekilde
CHP'de bildiğiniz üzere göstere göstere gelen ve bizlerin bütün ikazlarımıza rağmen Devlet'in müdahaleye mecbur kaldığı rezil bir süreç ve hazin bir son yaşandı. Anlaşılan CHP'yi yönetenlerin umurunda değil ve hiç özeleştiriye yanaştıkları yok. Ama biz bu hanımefendi ve beyefendileri çok kez ikaz ettik, özel sohbette de, medya önünde yazıp söyleyerek de. Gidin bakın eski yazılarıma, kaç kez söylemişimdir: "İhraç edin şu densiz ve ahlâksız herifi. Devlet'ten önce davranın, yakındır Devlet mecbur kalacak almaya" diye. Hatice Terekeci Özkan, kurulduk kurulalı bütün yazılarımızı okuyan bir siyasetçimiz. Eşi Güven Özkan da yine hem merhaba dediğimiz Yalım dönemine gelene dek her fırsatta destek verdiğimiz, ama Yalım döneminde eleştiri de getirdiğimiz bir siyasetçi ve arkadaşımız. Bütün CHP bilir ve kimi de rahatsızdır bu durumdan. Gerçek Özkancı onlar; onlar en baştan beri ortak diyen bile vardır CHP'de ve her bahsi geçtiğinde "sizin Güven" derler, biz de ona "inadına güveniriz" hâlâ da güvenmek isteriz. Malumunuz olduğu üzere bir önceki yazımda hem yeni belediye başkanı hanımefendiye hem de yeni il genel meclisi üyesi hanımefendiye kredi açtım ve destek attım. "İyi olur, siyasete ve CHP yönetimine kadın eli değmesi" dedim. Ama ilk anda yaşananlar bile beni hayal kırıklığı yaşayacağımıza dair hayli tedirgin etti. Açıkçası böyle bir yazıyı bu kadar kısa bir sürede yazacağım benim de aklıma gelmezdi. Ama belediye içindeki atamalara bakınca, özellikle özel kalem müdürü atamasına dair haberi başka gazetelerden okuyup haberdar olunca, iyi niyetli olunduğuna dair inancım çok azaldı. Hatice Terekeci Özkan'ın dürüstlüğüne kimse söz edemez, hatta eleştirilecek hiçbir tarafı yoktur bugüne dek. Ama bugün bu saçma atamaların sebebi, sanıyorum çevresinin sarmal gibi sarılması, CHP'li olmayanlarca. Çünkü ancak öyle mümkün olabilir bu saçma sapan ismi özel kalem müdürü olarak atamak. Doğrusu Tuncay Akbulut'tan sonra o işi hakkıyla yapabilen bir özel kalem müdürü olmadı ayrı konu. “Ama özel kalem müdürü dediğin, başkanın yakın çevresini ve partiliyi iyi tanıyan birisi olur. Partili ile özellikle belediye başkanı arasındaki köprü olmalı ve en azından partiye hesap veren, şeffaf duran yüzü olmalı özel kalem dediğin başkana. İthal özel kalem müdürü asla tutmaz. Anlayacağınız, partiye yakın, partiliyi tanıyan, ağırlığı olanı olmayanı bilen birisi olmalı; eski ilçe başkanlarını da, mevcut yönetimi de, köşe taşlarını da tanımalı partinin.” Gayem fitne çıkarmak değil elbette. Ama CHP'li çevrelerde bu işi yapabilecek birçok arkadaşımız var. Doğukan bile yaptıktan sonra makamın değeri düştü belki biraz ayrı konu. Ama mesela Can Ocakoğlu neden düşünülmedi o iş için? Veya mesela şimdi İsmetpaşa'da esnaflık da yapan emlakçı Bulut Çakır gibi? Ya da mesela eski gençlik kolları başkanı Ali Rıza Tufan gibi? Daha yeni babasını kaybettiğimiz Oktay Şenal gibi? Aklımda çok var, daha önceden ilçe başkanlığı yapmış isim. Bize akıl soran yok, anlaşılan pek bizi göresi de yok Hatice Terekeci Özkan’ın, kendi bilir ama Parti'yi karşısına alıp Özkan Yalım yalakaları ve Aliciler ile iş tutanın sonu hüsran olur. Bizim göğsümüz daralıyor. Bu işin ucu kayyuma çıkar, demedi demeyin. Zira burada ne şeffaflık var şu ana dek, ne de ortak akıl. Hal bu iken ben uyarayım: halk, bankamatik memurları ile ilgili, Yalım'ın sallayıp şantaj malzemesi ettiği zarflarla ilgili ve Yalım dönemi işe alınan liyakatsizler ve nahak yere işten çıkarılan liyakatlıların durumları ile ilgili açıklama bekliyor. Hem de öyle çaktırmadan himaye ettiğiniz saçma sapan gazeteciler üzerinden değil, genel olarak bütün yerel gazeteleri çağırarak basın huzuruna çıkmanızı bekliyor. Cesaretiniz yoksa makama talip olmayaydınız. Vardı cesur arkadaşlarımız aranızda. Bence Mehmet Karakoç da gelse kaçmazdı yerel basından ve partilisinden. Ozan Bayık veya Yüksel Doğan da olsa, veya mesela Turan Ünlü de olsa, Uğur Albayrak da olsa. Ben hiç ulaşmayı denemedim doğrusu, ama ulaşamadığından yakınan çok yerel medya mensubu var ve çok da CHP'li dinlediğim için gerek duymadım nasılsa arardı gerek olsa diye. Ki ilk yazıdan sonra teşekkür de beklemiştim doğrusu. Umarım bu yazıma yanıt verir artık. Özel kalem müdürü yaptıkları adam, seçim boyunca Yalım'ın yanından hiç ayrılmadı, çok yakını yani. Bunu CHP'linin midesi nasıl kaldırır bu saatten sonra? Zaten kimle, yani hangi CHP'li ile konuşsam, "Giriş katı ve başkanlık katı komple değişmeli, güvenilemez onlara" diyorken, sen en stratejik ve göz önü yere Yalım'ın adamını atamışsın, partiliye inadına edercesine. Belediyeye işe yerleşmiş ise de çıkarılması beklenirken böyle bir jest yapılması CHP'liyi kızdırdı, benden de söylemesi. Sadece Özkan Yalım'ın değil, ısrarla Özkan Yalım'ı adaylaştıran genel merkezin de etkisinin bu süreçte sıfırlanması gerek. Özgür Özel'in Yalım'a esir olduğu yönündeki iddiamızı zaten öteden beri bilen Uşak halkının, Özkan Yalım'ı ihraç edemedikleri için kuşkusu arttı ve haklılık payımız çok arttı. Genel merkezin atadığı ve seçtiği ismin Özkan aleyhine bir isim olabileceği kuşkusu zaten halkta oluşmuştu. Bir haftalık süreçte yapmış olduğu atamalar halkın midesini bulandırdı. Başkan yardımcılıkları ve müdürlükler bir sonraki yazımda ki kulisleri de yazacağım, çare yok.