Bazen tek bir cümle, insanın anlatamadığı her şeyi anlatır.
Kısa, sade ama ağır…
“İçimde kalan keşkelerin en büyük sebebi sensin… belki de senin yüzünden.”
İlk duyulduğunda bu söz, bir suçlama gibi gelir.
Sanki karşı tarafa yönelmiş net bir sitem vardır içinde.
Ama biraz durup düşününce, bu cümlenin sadece bir kırgınlığı değil, aynı zamanda derin bir eksikliği anlattığı fark edilir.
Çünkü “keşke” dediğimiz şey her zaman yapılan hatalardan doğmaz.
Bazen hiç yaşanmamış ihtimallerden doğar.
İnsan hayatında öyle anlar olur ki, yaşanır ama tam hissedilmez.
Gülünür ama bir kişi eksiktir.
Bir yere gidilir ama biri olsaydı daha anlamlı olurdu hissi geçer içten.
İşte o eksik kalan yerlerde başlar “keşke”.
“Keşke o da burada olsaydı.”
“Keşke birlikte yaşansaydı.”
“Keşke zaman biraz daha farklı olsaydı.”
Bu cümleler kimseye yüksek sesle söylenmez çoğu zaman.
Ama insanın içinde birikir.
Ve sonra bir gün, hepsi tek bir cümleye dönüşür:
“İçimde kalan keşkelerin en büyük sebebi sensin…”
Ama hemen ardından gelen o küçük ek, cümlenin yönünü değiştirir:
“…belki de senin yüzünden.”
İşte tam da burada, duygunun iki tarafı ortaya çıkar.
Bir yanda karşı tarafa dönük bir sitem vardır.
Diğer yanda ise kabul edilmese de hissedilen bir gerçek:
O keşkeler, sadece bir kişinin değil, kaçırılmış zamanların, söylenmemiş sözlerin ve atılmamış adımların sonucudur.
Belki de bu yüzden, insan en çok yaşadıklarına değil, yaşayamadıklarına takılı kalır.
Çünkü yaşanan biter.
Ama yaşanmayan, hep bir ihtimal olarak kalır.
Ve o ihtimal, zaman geçtikçe daha da büyür.
Sonunda geriye kalan ise ne tam bir suçlama olur ne de sadece bir özlem…
İkisinin tam ortasında, adı konulmamış bir duygu.
Ve belki de bu yüzden, bazı cümleler hiçbir zaman tam olarak tek bir anlama gelmez.
Bazıları, aynı anda hem sitemdir…
hem de eksik kalan bir hikâyenin sessiz yankısı.
Bazı keşkeler, ne tamamen suçtur ne de sadece özlem… sadece yarım kalmış bir ihtimaldir.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Mehmet ÇANAK
İçimizde Kalan “Keşke”lerin Hikâyesi
Bazen tek bir cümle, insanın anlatamadığı her şeyi anlatır.
Kısa, sade ama ağır…
“İçimde kalan keşkelerin en büyük sebebi sensin… belki de senin yüzünden.”
İlk duyulduğunda bu söz, bir suçlama gibi gelir.
Sanki karşı tarafa yönelmiş net bir sitem vardır içinde.
Ama biraz durup düşününce, bu cümlenin sadece bir kırgınlığı değil, aynı zamanda derin bir eksikliği anlattığı fark edilir.
Çünkü “keşke” dediğimiz şey her zaman yapılan hatalardan doğmaz.
Bazen hiç yaşanmamış ihtimallerden doğar.
İnsan hayatında öyle anlar olur ki, yaşanır ama tam hissedilmez.
Gülünür ama bir kişi eksiktir.
Bir yere gidilir ama biri olsaydı daha anlamlı olurdu hissi geçer içten.
İşte o eksik kalan yerlerde başlar “keşke”.
“Keşke o da burada olsaydı.”
“Keşke birlikte yaşansaydı.”
“Keşke zaman biraz daha farklı olsaydı.”
Bu cümleler kimseye yüksek sesle söylenmez çoğu zaman.
Ama insanın içinde birikir.
Ve sonra bir gün, hepsi tek bir cümleye dönüşür:
“İçimde kalan keşkelerin en büyük sebebi sensin…”
Ama hemen ardından gelen o küçük ek, cümlenin yönünü değiştirir:
“…belki de senin yüzünden.”
İşte tam da burada, duygunun iki tarafı ortaya çıkar.
Bir yanda karşı tarafa dönük bir sitem vardır.
Diğer yanda ise kabul edilmese de hissedilen bir gerçek:
O keşkeler, sadece bir kişinin değil, kaçırılmış zamanların, söylenmemiş sözlerin ve atılmamış adımların sonucudur.
Belki de bu yüzden, insan en çok yaşadıklarına değil, yaşayamadıklarına takılı kalır.
Çünkü yaşanan biter.
Ama yaşanmayan, hep bir ihtimal olarak kalır.
Ve o ihtimal, zaman geçtikçe daha da büyür.
Sonunda geriye kalan ise ne tam bir suçlama olur ne de sadece bir özlem…
İkisinin tam ortasında, adı konulmamış bir duygu.
Ve belki de bu yüzden, bazı cümleler hiçbir zaman tam olarak tek bir anlama gelmez.
Bazıları, aynı anda hem sitemdir…
hem de eksik kalan bir hikâyenin sessiz yankısı.
Bazı keşkeler, ne tamamen suçtur ne de sadece özlem… sadece yarım kalmış bir ihtimaldir.