Hava Durumu

Çayın Bardağı Değil, Ailenin Ayarı Kaçtı

Yazının Giriş Tarihi: 21.05.2026 13:44
Yazının Güncellenme Tarihi: 21.05.2026 13:46

Geçenlerde sosyal medyada bir video izledim.

Kadının biri şöyle diyordu:

“Kocana annelik yaparsan sana kuma getirir.”

Bir an durup düşündüm.

İnsanlar artık neyi normalleştirmeye çalışıyor diye…

Çünkü bugün sosyal medyada öyle bir dil oluştu ki, eşine yapılan en küçük iyilik bile sanki yanlış bir şeymiş gibi anlatılıyor.

“Kocana çay koyma.”

“Yemeğini yapma.”

“Alışır.”

“Annesi misin?”

İyi de insan sevdiğine bazen bir bardak çay koymaz mı?

Bizim toplumumuzda kadınların da erkeklerin de hassas olduğu yerler var. İnsan değer görmek istiyor. Emeğinin görülmesini istiyor. Ama bazı içerikler tam da insanların bu yaralarını kaşıyor. Aileyi düzeltmek yerine insanların içine şüphe ekiyor.

Bakın…

Biz misafir gelince ayağa kalkan insanlardık.

Kapıya biri geldi mi “Çay koyayım mı?” diyen insanlardık.

Komşusu hastalanınca çorba götüren, yaşlı birinin poşetini taşıyan bir millettik.

Şimdi eşine yapılan küçücük bir iyilik bile mesele oldu.

Kadın diyor ki:

“Ben onun annesi miyim? Bardağını kendi kaldırsın.”

Tamam, kaldırsın elbette.

Bir insan kendi işini yapmalı zaten.

Ama bir bardak çay koymayı da annelik seviyesine indirgemek ne kadar doğru?

O zaman hasta olunca çorba yapmak da annelik mi?

Eşinin üstünü örtmek de mi yanlış?

Yorgunken bir kahve hazırlamak da mı sorun?

İnsan sevdiğine bazen hizmet etmez… gönülden incelik gösterir.

Ama bugün bazı içerikler aileyi dayanışma yeri gibi değil de sürekli güç savaşı olan bir alan gibi anlatıyor.

Evde sevgi azalıyor, hesap başlıyor.

“Ben yaptım, o yapmadı.”

“Ben koydum, o kaldırmadı.”

“Ben aradım, o yazmadı.”

Bir bakıyorsun evlilik gitmiş, yerine puan tablosu kurulmuş.

Tabii ki saygısızlık başka şey.

Kadını hizmetçi gibi görmek zaten yanlış.

Erkeği de sadece para getiren makine gibi görmek yanlış.

Ama sevgiyle yapılan küçük şeyleri küçümsemek de başka bir yanlış.

Çünkü aile dediğin yer bazen yorgunken birbirine su vermektir.

Bazen canı sıkkın diye sessizce yanında oturmaktır.

Bazen hiçbir şey demeden “Ben yanındayım” hissini vermektir.

Bunlar zayıflık değil.

İnsanlıktır.

Sosyal medya ise artık bunu bile bozdu.

Çünkü huzur prim yapmıyor.

Mutlu aile izlenmiyor.

Ama kavga, laf sokma ve insanları birbirine düşüren videolar milyonlarca izleniyor.

Sonra insanlar evine dönüp eşine başka gözle bakmaya başlıyor.

Normal bir davranışta bile art niyet arıyor.

Halbuki bazen bir evi ayakta tutan şey büyük sözler değildir.

Bir bardak çaydır.

Kapıda söylenen “Hoş geldin”dir.

Birbirine ince davranmaktır.

Bir kadın eşine çay verince küçülmez.

Bir erkek mutfağa yardım edince de eksilmez.

Ama insanlar birbirine sevgiyi göstermeyi bırakırsa…

İşte o zaman aynı evin içinde yabancı gibi yaşamaya başlarlar.

Ve unutmayın…

Bir evi bazen yokluk değil, insanların kalbine ekilen şüphe yıkar.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.