Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Kadir ÇETİN
SIRTLAN VE ASLAN
Bizim ormanda birden kesilince yağışlar
Baş gösterir kuraklık, büyük bir kıtlık başlar
...
Büyük göçler oluşur, uzun yollar aşılır
İçgüdüsel bu olay; hep hayretle şaşılır...
...
İşte durum böyleyken şaşkın sırtlanın biri
Uzak yollar aşınca, görüverir bir şehri
...
İçten gelen duyguyla çöplüklere ulaşır
İşe yarar, yaramaz her pisliğe bulaşır
...
Bakar ki az ötede kutular görüp, yalar
Üzerine dökülür renk renk dolu boyalar
...
Korku, panik içinde kaçar gelir ormana
Bunu gören hayvanlar şakınlıkla: “ - Vay, ana!..
...
Bu ne tuhaf bir hayvan görmedik böylesini
Kimdir, nedir, ne yapar? Nerede acep ini?”
...
Tanımazlar rengârenk boyanan bu sırtlanı
Hemen kral yaparlar, terk ederler aslanı
...
Aslansa tebessümle uzaklaşır oradan
Kral artık sırtlandır; aylar geçer aradan
...
Sırtlan, çakal, akbaba, kuzgunlara gün doğar
Leş yiyen beleşciler, zayıfları hep boğar
...
Zulüm artar gün be gün, çapulcular kol gezer
Kan dökülür bir nice, zâlim mazlumu ezer
...
Adâlet kalmayınca düzen hepten bozulur
Orman halkı bin-pişman; ah-vah eder, üzülür...
...
Ne görmüş, ne duymuşlar böyle bir şey atadan
Tez aslana giderler, rücû edip hatâdan
...
Af dilerler aslandan, özrün biri bin para;
“- Biz ettik siz etmeyin, artık sarılsın yara”
...
Asîllik soydandır ya, aslana yakışan af
Kabul görür özürler, atılır imzâ, paraf...
...
Aslan der ki bunlara; ‘’- biraz daha sabredin
Yağmurlar başlayınca neler olur seyredin
...
Nasıl rezil olacak ilk yağmurda o zâlim
Düşer renkli maskesi; gerisi zâten mâlûm
...
Bu olay hem sizlere, hem ona ders olacak
Zulüm yapan zâlimler, cezâsını bulacak...’’
...
Hakîkaten çok geçmez, göğü kaplar bulutlar
Yağmurun habercisi; yeşeriyor umutlar
...
Rızklar yüklü rahmetler göklere ağıverir
O beklenen ilk yağmur; nihâyet yağıverir
...
Suya hasret topraklar yağmurla buluşurlar
Çok sevinen hayvanlar, meleşir, uluşurlar
...
Yıkanarak tabiât, kirlerinden arınır
Gerçek-sahte ne varsa tam aslına bürünür...
...
Renkli, çakma kralda, yıkanınca boyası
Çıkar hemen ortaya mâlûm, gerçek foyası
...
O rengârenk soytarı meğer bizim sırtlanmış
Renk cümbüşü olunca, halk onu bir şey sanmış
...
Aslan daha ilk başdan bilmiş o soytarıyı
Halka ders olsun diye, terkeylemiş sarayı
...
Kutlamalar yapılmış, yerini bulmuş âdet
Gelmiş bizim ormana tekrar huzur, adâlet...
...
Biz anlattık kıssayı, sizler alın hisseyi
Zâhirine bakarak yüceltmeyin kimseyi
..
Târihde de bu misâl, aynısını yaptılar
Boyalı sırtlanlara ilâh gibi taptılar
...
Fakât ilâhi âdet, dünyâ yağmursuz kalmaz
Mazlumlar gâlip gelir, zulüm pâyidar olmaz
...
Şöyle derler: “Ya devlet başa, ya kuzgun leşe”
Aslan başta olmazsa sırtlan konar beleşe...
...
Bugün de maskelenmiş piyasada sırtlanlar
Aman yanlış yapmayın, artık anlayan anlar
...
“Sustum artık, zekiler birazcık kafa yorsa;
Bâzen bir söz yetişir, içerde kimse varsa...”