“- Ah!” demiş çoban; “– Külâh; hesapta bunlar yoktu
Şimdi canım acıdı, arılar fenâ soktu
...
Her şeyi söyledin de neden demedin bunu
Öylece seyret artık bu şaşkının sonunu…”
…
İşte dostlar hikâyem, böylece sona erdi
Bir dost: “- Önce her şeyi külâha anlat” derdi
...
Yapacağın her şeyi önce iyice düşün
Kâbusa dönüşmesin hayra yorduğun düşün
...
Bu çobanı örnek al, düşme onun hâline
Aman zevâl gelmesin, senin de ahvâline...
...
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Kadir ÇETİN
KÜLÂH HİKÂYESİ
Bir yerde, bir zamanlar çobanın biri varmış
Sevmiş ağa kızını, ateş bacayı sarmış.
...
Gönül bu sevmiş işte ne yapsın ne eylesin
Bu derdini kim bilsin, kime, nasıl söylesin…
..
Girmiş damın içine, oturmuş şöyle yere
Külâhını çıkarmış, koymuş karşı mindere
...
Başlamış konuşmaya külâh ile kendince
“- Ey külâh âşık oldum, gör ki yandım bir nice
...
Hem de ağamın kızı yanında çalıştığım
Kara sevdâ benimki, ona öyle âşığım...”
...
Külâh konuşmuş bu kez: “- Ey çoban neler dersin
Eğer bu iş doğruysa, resmen ayvayı yersin
...
Ağa kızı bu, sana yâr olmaz asla, vazgeç
Davul dengi dengine, var köyünden bir kız seç
...
Ağa sana verir mi, o güzelim kızını
Aklına başına al, kış eyleme yazını...”
Çoban demiş ki yine; “- Hastayım, vurulmuşum
Kaçırırım vermezse, çok fena kurulmuşum…”
...
Külâh demiş; “- Ey çoban, ağaya ayıp olur
Hem nereye kaçarsın, ağa seni tez bulur
...
Ağanın adamları yakalar, döver seni
Fazla uzaklaşmadan, kaptırırsın enseni
...
Hem komutan ağanın has adamı sayılır
Jandarmalar yakalar, bak canına kıyılır
...
Hâkim mahkûm eyleyip, îdam eder, astırır
Aha kırar kalemi, mührü kesin bastırır
...
Ben olsam, bu sevdâdan düşünmez vazgeçerim
Daha yolun başında başka bir yol seçerim…”
...
Çoban demiş ki: “– Olsun; her şeye râzıyım ben
İllâ kaçıracağım, asla vazgeçmez seven…”
...
Kalkmış yerden, başına geçirmiş külâhını
Çekmeye razı olmuş her şeyin günâhını
...
Çobanın gözü dönmüş, kafayı fena kırmış
Gece olmuş, gizlice kızı dağa kaldırmış
...
Gece dağın başında sabahlamışlar kızla
“Burası biraz özel, anlatmayayım fazla…”
...
Sabah olmuş, gün doğmuş, bizim çoban uyanmış
Yüzünde güller açmış, mutluluğa boyanmış
...
Murâdıma kavuştum, mutlu oldum tam derken
Ağanın adamları yakalamış gülerken…
...
Tekme, tokat vurmuşlar, tükürmüşler yüzüne
Yediği yumruklardan, morluk inmiş gözüne
...
Götürüp jandarmaya teslim etmişler hemen
Jandarma da dövünce, göz kapanmış tamamen...
...
Atmışlar nezarete, sonra gelmiş komutan
“ - Hâlâ niye gülersin, çoban hâlinden utan”
...
Sonra hâkim çağırmış bizim şaşkın çobanı
Yüzü, gözü morarmış, kan içinde her yanı
...
“- Anlat bana ey çoban, bütün olup biteni
Kızı nasıl kaçırdın, neydi bunun nedeni?
...
Şu hâline bak hele, sen bu işe ne dersin?
Ağzın burnun kırılmış, sense hâlâ gülersin
...
Ekmeğini yediğin ağanın kızıydı o
İsteseydin belki de, bu işe razıydı o
...
Sense hainlik ettin, kaçırdın söyle neden?
Seni bırakmam asla, nedeni söylemeden
...
Hâttâ seni tutuklar, îdam ederim hem de
Bak elimde bekliyor, kırılmayı kalemde...”
...
Çoban demiş: “- Ey hâkim! Karar sizin, öldürün
İsterseniz hapiste bir ömür süründürün
...
Her şeye razıyım ben, hatta ölüme bile
Artık karar sizindir, ben erdim emelime
...
Çok sevmiştim hâkim bey; kara sevdâ, anlayın
Olacak bu şeyleri düşünmedim sanmayın
...
Konuştum külâhımla, söze aldım her şeyi
Ama sevdim bir kere, göze aldım her şeyi...”
...
Hâkim bakmış ki çoban, hâlâ gülümsemede
Göze almış her şeyi, îdam olup ölse de
...
Emretmiş adamlara: “- Alın bunu götürün
Tersten ağaca asıp, üzerine bal sürün
...
Ama önce çıkarın, ne varsa üzerinde
Anadan üryân kalsın, öyle dursun yerinde
...
Arı kovanlarının, kapaklarını açın
Aman sizi sokmasın, sizler öteye kaçın...”
...
Yapmışlar denileni, salmışlar arıları
Duyulmaya başlamış, çobanın feryâtları
...
“- Ah!” demiş çoban; “– Külâh; hesapta bunlar yoktu
Şimdi canım acıdı, arılar fenâ soktu
...
Her şeyi söyledin de neden demedin bunu
Öylece seyret artık bu şaşkının sonunu…”
…
İşte dostlar hikâyem, böylece sona erdi
Bir dost: “- Önce her şeyi külâha anlat” derdi
...
Yapacağın her şeyi önce iyice düşün
Kâbusa dönüşmesin hayra yorduğun düşün
...
Bu çobanı örnek al, düşme onun hâline
Aman zevâl gelmesin, senin de ahvâline...
...