Hava Durumu

KEÇİ HİKÂYESİ

Yazının Giriş Tarihi: 10.05.2026 18:52
Yazının Güncellenme Tarihi: 10.05.2026 18:53

Bir zaman, bir beldede, yalnız bir adam varmış

Yokmuş kimi-kimsesi, keçisi ona yâr’mış

...

Keçi onun her şeyi, arkadaşı, yoldaşı

Bâzen gönül neşesi, bâzen de gözde yaşı

...

Hep onunla dertleşir, ağlaşır, söyleşirmiş

Keçiyle hâl-kâl olur, gönlünce eğleşirmiş

...

Çarşı, pazara yollar, keçi bilirmiş yolu

Heybeye liste koyar, olurmuş heybe dolu

...

Bitince alışveriş keçi eve dönermiş

Bunu yapmaz her keçi, bu iş ayrı hünermiş…

...

İşte, günler böylece geçip giderken, bir gün

Keçi gitmiş pazara, gittiği yoldan her gün

...

Fakat eve dönmemiş, vakit epey geç olmuş

Sâhibi, merâk edip aramaya koyulmuş...

...

Aramış bütün köyü, dolaşmış baştanbaşa

Bir sonuç çıkmayınca düşmüş büyük telâşa

...

Adam panik içinde gezerken dağı, taşı

Arttıkça artıyormuş üzüntüsü, telâşı

...

Görmüş az ileride yanan bir kamp ateşi

Dumanlar arasında oturmuş üç-beş kişi

...

Hele demiş şunların yanlarına varayım

Keçimi görmüşler mi, bir onlara sorayım...

...

Yaklaşınca görür ki, kebap yapar adamlar

Güzel koku yayılır, ateşe yağlar damlar

...

Bakmış kaya üstünde bir silûet duruyor

Kesik keçi kafası, O’nu kalben vuruyor

...

Tanımış keçisinin o şirin simâsını

Ve sıyırıp çıkarmış, kınından kamasını

...

Saldırmış adamlara, gözü dönmüş şekilde

Vurup, kırmış onları, olmuş en son kâtil de

...

Adamı yakalayıp mahkûm etmişler hapse

İşte böyle vukuât, bu şekilde hâdise...

…...

Hüküm giyip başlamış mahpushâne günleri

Adam; vurup, kırınca keçiyi yiyenleri

...

Kafayı da sıyırmış, üzüntüden delirmiş

Oraya bir vaizci arada bir gelirmiş

...

Ölümden, âhiretten, coşkuyla bahsedermiş

Menkîbeler anlatır, nasîhat alın dermiş

...

Anlatırmış onlara cenneti, cehennemi

Kimi dinlermiş onu, kulak vermezmiş kimi

...

Bu adamsa, hocaya bakıp bakıp ağlarmış

Hocanın ciğerini yüreğinden dağlarmış...

...

Bir gün hoca, adama;”- Ey âdem nedir derdin?

Niçin böyle ağlarsın, fenâya nasıl erdin?

...

Onca yıldır burada, ben bunları dedim hep

Senin gibi ağlayan hiç görmedim bi-sebep

...

Hele söyle ey âdem; bu hale geldin, nasıl?

Nasıl böyle ağlarsın, onu söyle sen asıl..."

...

Adam demiş;”- Ey hocam, sorma bana bunları

Hatırlarım keçimle geçirdiğim anları

...

Benim gibi adamın daha ne olsun derdi

Bir keçim vardı, sorma; aynen size benzerdi

...

Onunda sakalları aynı sizin gibiydi

Sizden iyi olmasın oda iyi biriydi

...

İşte size baktıkça hatırlarım keçimi

Dayanamam ağlarım, kendim yaptım seçimi..."

...

Hocanın sakalları, hani " keçi sakallı!"

Köseymiş ki; herhalde çenenin ucu kıllı

...

Keçisi yiten adam hocayı her görüşte

Keçisini düşünür, bundan ağlarmış işte…

…....

Evet, dostlar; bu kıssa tamam oldu burada

Şimdi başka hikâye beklemekte sırada

...

Herkesin kafasında nice keçiler saklı

Para, makam, mal ve mülk, dünyâlıkta hep aklı

...

Bunlara gelse zevâl, bu adama benzeriz

Feryâd-ı figân edip, mecnun gibi gezeriz

...

Dünyâ gelip geçici, nefsinize kanmayın

Keçilere bağlanıp boş boşuna yanmayın

...

Sizin tek düşünceniz Rabbiniz olsun hem de

Bunu demek istedim, işte bu hikâyemde…

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.