Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Kadir ÇETİN
İNEK HİKÂYESİ
Bir gün, bir okyanusta batar bir yük gemisi
Bir tek inek kurtulur, dibi boylar gerisi…
...
Bu tâlihsiz kazâdan kurtulan garip inek
Bir tahta parçasını kendine yapar binek
...
Günlerce, aç ve susuz, okyanusta yüzerken
Bir ada görüverir hiç ümidim yok derken
...
Ulaşır yüze yüze en sonunda karaya
Yorgun ve bitâp hâlde yatıverir oraya…
...
Bir hâyli zaman sonra açar inek gözünü
Bakar hem ot, hem su var, sevinç kaplar yüzünü
...
Küçük kara parçası türlü otla doluymuş
Ortasında bir dibek, içi gayet suluymuş
...
İnek başlar otları iştâhla tüketmeye
Sonra suyu da içip, başlar “ah-vah” etmeye…
...
Der ki kendi kendine; “ –Sen harbiden ineksin
Ot bitti, su tükendi, yarın ne yiyeceksin?
...
Hiç değilse sonraya bıraksaydın azını
Şu küçücük adada kendin yazdın yazını…”
...
Sonra üzgün ve mutsuz, yatıverir öylece
İşte böyle geçilir, ilk gün ve de ilk gece...
...
Sabah olur uyanır, gözünü açar inek
Bakar otlar yeşermiş, su ile dolmuş dibek
...
Başlar yine usulca kemirmeye otları
Böylelikle, yarına taşınır umutları…
...
Fakat yine bitince, su ve otlar yeniden
İnek tekrar üzülür, yaralanır sîneden
...
Der ki; “ - Tükendi yine ot ile tatlı suyum
Bıraksaydım yarına, kurusun benim huyum…”
...
Yine yatar öylece üzüntülü, kederli
Ertesi sabah bakar, su ve otlar yeterli...
...
İşte böyle, böylece, geçer gider kırk sene
İnek ot yer, su içer, inek üzülür yine
...
En sonunda ineğin kafasına dank eder
Sonra kendi kendine, hayıflanıp şöyle der;
...
“-Tam kırk sene Rabbimiz verdi bana bol rızık
Ben ise hep üzüldüm, bana gerçekten yazık
...
Yedim, içtim kırk sene isyân ettim bi-edep
Rabbim yine kesmedi, rızkımı gönderdi hep
...
İnekmişim hârbiden, en hasından, katıksız
Endişem boşunaymış, hiç kalmadım rızıksız…”
…
Evet, dostlar; bu kıssa, böylece sona erdi
Bir Âbim yine bana aynen şunları derdi;
...
“- Rızkın neyse ezelde bulur seni, korkma hiç
Rızk hiç artmaz, azalmaz, helâlinden ye ve iç!
...
Rızkı veren Allah’tır, sen gayret et, çabala
Payın neyse razı ol, tamâh etme çok mala
...
Hiç endişen olmasın rızktan yana arkadaş
Ahmaklık alâmeti; rızkta endişe, telâş...”
...
Ömrünü hebâ etme, üzgün inek misâli
İbret olsun bizlere, şaşkın ineğin hâli…