Milletimiz gerçek rehberlerden mahrum kalınca; meydan, itibarı ve şöhreti sahte, yurtdışından parayla satın alınmış sertifikalı ve diplomalı kötü fen ve din adamlarına kaldı.
Bu kişiler de konferanslarda anlattıkları asılsız söylemleriyle ve mesnetsiz yazdıkları eserlerindeki yalanlarıyla, geçmişiyle bağları kopmuş, geçmişinin şanlı tarihine ve kendi öz değerlerine yabancı, devletine ve dinine düşman, söz dinlemeyen, aidiyet duygusunu kaybetmiş gençlik yetiştirdiler!..
Netice olarak bu son kuşak; maalesef ana babasına asi olup bir yandan aile bağlarını koparırken, diğer yandan Batı gençliğinin içinde çırpındığını alkol, fuhuş, uyuşturucu girdaplarına doğru sürükleniyorlar.
Bununla birlikte sosyal ağların, arkadaşlık(!) siteleri v.s internetin sunduğu kötü birer tuzak olan, insanların bedenen ve ruhen her türden tehlikeli ilişkiler ve sanal oyunlar bağımlılığı hapsinde dipsiz derinliklerine çekiliyorlar.
Dahası; medya, sinema ve dijital film platformların arkasındaki karanlık odaklar, sapkın, karaktersiz cinsiyetsiz, ahlaki değerlerden ve merhamet duygusundan yoksun yeni bir nesil yetiştirme peşindeler.
Hatta bu uğurda çaba ve amaçlarını artık gizleme ihtiyacı bile duymuyorlar.
Teknolojik gelişimin ve bilgiye hızlı ulaşma imkânlarının arttığı günümüzde, pek çok açıdan daha rahat bir hayat sürüyor olsak da niçin eskiden olduğu gibi huzurlu ve mutlu değiliz?
Cevabı kolay inanması zor bir sual!.. Ancak kabul etmesi de bir o kadar zor gerçekle karşı karşıyayız;
Aslımızı unuttuk! En önemlisi de yüksek ahlâklı, ilim ve akl-ı selim sahibi rehber insanlarımızı kaybettik.
Yine de tüm bu olumsuz tabloya rağmen; hâlâ aile terbiyesini muhafaza eden, örf, âdet, gelenek ve dini değerlerine bağlı, başarılı gençlerimizin yetiştiğini gördükçe seviniyor, az da olsa umutlanıyoruz.
Temennimiz odur ki; bir gün yeniden aslımıza rücu edelim ve o huzur dolu, asude günlere tekrar kavuşalım.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ender KANDENİZ
Ve sahi, biz nereye gidiyoruz? (2)
Milletimiz gerçek rehberlerden mahrum kalınca; meydan, itibarı ve şöhreti sahte, yurtdışından parayla satın alınmış sertifikalı ve diplomalı kötü fen ve din adamlarına kaldı.
Bu kişiler de konferanslarda anlattıkları asılsız söylemleriyle ve mesnetsiz yazdıkları eserlerindeki yalanlarıyla, geçmişiyle bağları kopmuş, geçmişinin şanlı tarihine ve kendi öz değerlerine yabancı, devletine ve dinine düşman, söz dinlemeyen, aidiyet duygusunu kaybetmiş gençlik yetiştirdiler!..
Netice olarak bu son kuşak; maalesef ana babasına asi olup bir yandan aile bağlarını koparırken, diğer yandan Batı gençliğinin içinde çırpındığını alkol, fuhuş, uyuşturucu girdaplarına doğru sürükleniyorlar.
Bununla birlikte sosyal ağların, arkadaşlık(!) siteleri v.s internetin sunduğu kötü birer tuzak olan, insanların bedenen ve ruhen her türden tehlikeli ilişkiler ve sanal oyunlar bağımlılığı hapsinde dipsiz derinliklerine çekiliyorlar.
Dahası; medya, sinema ve dijital film platformların arkasındaki karanlık odaklar, sapkın, karaktersiz cinsiyetsiz, ahlaki değerlerden ve merhamet duygusundan yoksun yeni bir nesil yetiştirme peşindeler.
Hatta bu uğurda çaba ve amaçlarını artık gizleme ihtiyacı bile duymuyorlar.
Teknolojik gelişimin ve bilgiye hızlı ulaşma imkânlarının arttığı günümüzde, pek çok açıdan daha rahat bir hayat sürüyor olsak da niçin eskiden olduğu gibi huzurlu ve mutlu değiliz?
Cevabı kolay inanması zor bir sual!.. Ancak kabul etmesi de bir o kadar zor gerçekle karşı karşıyayız;
Aslımızı unuttuk! En önemlisi de yüksek ahlâklı, ilim ve akl-ı selim sahibi rehber insanlarımızı kaybettik.
Yine de tüm bu olumsuz tabloya rağmen; hâlâ aile terbiyesini muhafaza eden, örf, âdet, gelenek ve dini değerlerine bağlı, başarılı gençlerimizin yetiştiğini gördükçe seviniyor, az da olsa umutlanıyoruz.
Temennimiz odur ki; bir gün yeniden aslımıza rücu edelim ve o huzur dolu, asude günlere tekrar kavuşalım.