Hava Durumu

Sen de o kadar yalnız mısın? (1)

Yazının Giriş Tarihi: 09.03.2026 19:51
Yazının Güncellenme Tarihi: 09.03.2026 19:52

Siz hiç yalnız hissettiniz mi ya da yalnız yaşadınız mı?

İnsanların büyük kısmı bu günlerde gülmeyi, içten bir gülümsemeyi ve hâl hatır sormayı unutmuş görünüyor. Neden acaba? Sorsanız cevap çoğunlukla dünya telaşı olacaktır.

Son 30 yılda dünyada bir yalnızlaşma başladı. Nüfus kalabalıklaşıyor fakat ilişkiler azalıyor. Yalnız yaşayanların sayısı daha da artıyor. Hatta bazı ülkelerde yalnızlıkla mücadele kapsamında bakanlıklar kuruldu. Aranıp sorulma azalınca hayatı paylaşma, evde evcil hayvanlarla oluyor. Onca sosyal ağlar, arkadaşlık siteleri, toplu halde buluşmalar insanların görüşüp kaynaşmasına sebep gibi görünse de araştırmaların sonuçları aksini gösteriyor.

Sebeplerini sıralamaya ne köşemiz ne de zamanımız yeter. Onun yerine insanlar arasındaki güçlü bağların kaybının ve yeni ilişkilerin kurulamamasının nedenlerine değineceğiz.

Çok sevdiğim bir abimin söylediğini burada hatırlatmak istiyorum: "Bugün dünyada kaybolan şey, karşılıklı güven ve bundan kaynaklanan sevgi ve başarı olmuştur." Güven ve güvene dayanan sevgi kaybolunca yalnızlaşma kaçınılmaz oluyor.

Sıcacık, içten ve güler yüzle bir selam vermek, nasılsın demek muhatabını rahatlatmaktır. Gönül kapısını aralamaktır. Hatırlandığını, değer verildiğini hissettirmektir. Yüz yüze bir konuşmanın ruh hâlimizi aktarma etkisi hiçbir iletişim aracı ile sağlanamaz.

Ekonomik şartlar, geçim zorlukları ve zamanı yetirememek vs. bahaneler ilişkilerin azalmasına bir sebep olarak gösteriliyor. Hâl hatır sorma, nasılsın demek alışılagelmiş sözden öteye gitmiyor. Tıpkı yapay zekânın bir yazılımla keyifsiz, duygusuz cevabı gibi. Sanırım insanlarda da böyle söylemek âdet oldu. Hatta tanımadığımız insanlar sorduğunda ise acaba arkasından bir menfaat, bir istek beklentisi olur mu endişesi yaşıyoruz.

Artık bizler de etrafımızda düşünceli, dertli insanlara sormuyor; ya görmezden geliyor ya da gerçekten yakınlaşmaktan çekiniyoruz.

Oysa eskiden geleneklerimizden ve inancımızdan gelen bir anlayış ile nasılsın sorusu, bir derdimiz varsa anlamak istendiği için soruluyordu. Laf olsun diye değildi. Zaten hâlet-i ruhiyemizden anlaşıldığı hâlde, bir yardım teklifi nezaketi içindi. Eğer böyle bir hâlde isek soranın bakışlarında “Üzülme, elimden gelen her şeyle yardıma hazırım, seninleyim.” mesajı vardı. Bu da bize hayatımızda yalnız olmadığımızı, her zaman yanımızda iyi insanlar olabileceğini hissettiriyordu.

Peki ne oldu da biz bu hâle geldik? Neden yalnızlaştık?

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.