Hava Durumu

Ne var ne yok?

Yazının Giriş Tarihi: 02.03.2026 22:29
Yazının Güncellenme Tarihi: 02.03.2026 22:30

Yazımızın başlığı hâl hatır sorma sanılabilir. Ama maalesef konumuz bu değil. Geçmişimizden bugünümüze hayatımızda bazen var ve bazen de yok olan, değerini kaybedince anladığımız ne varsa bir nebze onlardan bahsetmek istiyoruz.

Doğduğumuz ve büyüdüğümüz evdeki aile büyüklerimizle olan gönülden bağlı ilişkilerimiz, güzel anlarımız, paylaştığımız bir lokma, unutulmaz anılarımız vardı. Şimdi onlar yok. Eski fotoğraf albümlerinde kaldılar.

Birlikte yaşama isteğimiz tamamen yok olmaya başladı. Batı özentisi fikirlerden birisi de evden uzak olmaktı. Zaten onlarda aile diye bir kavram sadece görünüşte var. Aile adı altında birlikte yaşamak mecburiyetinin getirdiği menfaat birlikteliğinden öte bir şey yok. Ayrı yaşamayı özgürlük sandılar. Biz de onları taklide kalkıştık. Şimdi büyüdüğümüz ev yerine, daha evlenmeden bağımsız, ayrı evlerde yaşama isteğimiz var. Nineli, dedeli evler vardı; artık onlar yok. Onları huzurumuzla beraber huzurevine yerleştirdik. Ne onlarda ne de bizde huzur yok. Annemize ve babamıza, hatta aile mefhumuna olan sevgi ve saygımız da azaldı. Sanırım biraz da o yok.

Fakirliğin utanılacak, çilelerin bitmeyeceği bir hayat olduğuna inandırıldık. Lüks hayatlar özendirildiğinden beri, şimdi sahip olduğumuz yeni hayatımızda o kocaman evlerde ruh yok. İki odalı küçük, dar evlerin sıcaklığını içine sığdıramayacağı büyüklükteki apartmanlarda, rezidanslarda, yüzme havuzlu tripleks villalarda, herkese hatta misafirlere de yetecek odalar olsa da her şey mevcut görünse de içinde mutluluk yok.

Manzarası harika teraslar, antika görünümlü kocaman mobilyalar, sinema perdesi kadar büyük televizyonlar, otomatik beyaz eşyalar, pahalı arabalar, evcil hayvanlar, hatta bakıcılar bile var. Ama kapınızı çalacak samimi, gerçek bir dost yok. Dostluklar filme konu hikâyelerde kaldı. Onun yerine sahte ilişkilerin, menfaatlerin bir araya getirdiği konuklar var. Doğum günü, evlilik yıldönümü, baby shower, şık kostümlü kutlama ve mangal partileri var.

Böyle evlerde fakirlik akla bile gelmediği için, çocukluğumuzda annemizin “bugün belki komşuda fazla yemek yoktur diye” gönderdiği bir tabak yemeği paylaşmanın zenginliği, mutluluğu da yok. Bir gariban aileyi, öksüz ya da yetimin olduğu bir evin içindekileri şu güzel Ramazan ayı günlerinde sevindirme düşüncesi de yok… mu?

Gelin, bu söylediklerimizi düşünelim. Hep birlikte hayatımızdan yok olanları, var olan imkânlarımızla, yeniden var olabilmesi uğruna harcayıp mutluluğumuzu ve huzurumuzu evlerimize geri alalım.

Ne dersiniz?

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.