Hava Durumu

İnovasyon -2

Yazının Giriş Tarihi: 22.02.2026 18:14
Yazının Güncellenme Tarihi: 21.02.2026 18:36

Rahatlık ve konfor sağladığına inandığımız buluşlar, son teknolojik gelişmeler ve dijital ağlarla örülmüş bir dünya, bizi gerçekten daha mı mutlu ediyor?

Onlarsız hayatımız daha kötü, daha mı zordu?

Bu suallere hiç düşünmeden çoğumuz “evet” diyebiliriz. Bu yeni alışkanlıkların bir nevi sarhoşluğu içinde, geçmişte yaşanan zorluklara katlanmak zorunda kalmadığımıza şükrederek her şeyin eskisinden daha mükemmel olduğuna inananlarımız olabilir. Ya da tüm bu gelişim ve değişimlerin (ki buna biz şimdilerde inovasyon diyoruz) bizlere fayda vermesinin sonuçlarının aksine eski ile yeni arasındaki farkı kıyas etmek bile yanlış diyenlerin sayısı her geçen gün artıyor olabilir.

Ama gerçekte bu hızlı değişimin en etkili darbesi, inandığımız değerlerin yerine mesnetsiz ve bozuk fikirlerin yerleştirilmesidir Bu gerçeği ise samanlıkta iğne aramaktan zor olan dijital platformlarda, internet ağının uygulamalarında saklayarak, yalan yanlış bilgiler karmaşasında insanları inanç boşluğuna düşürme ve sürekli şüpheci, kişilik ya da kimlik bunalımı şaşkınlığı yaşatma çabasıdır. Teknolojik, dijital gelişim ve değişim ambalajındaki bu etkili ve gizli misyon faaliyeti bizleri daha az düşünen, daha az konuşan, teknolojik narkoz etkisi ile uyuşturulan beyinlerin tembelliğinde, her söylenene inanan, işin doğrusunu araştırmadan her şeyi hemen kabul eden insanlara dönüştürüyor olmasıdır.

Bu yeni teknolojik hayatın içinde çağın problemlerini anlayıp çözme, gönül birlikteliği ile üstesinden gelme, birlik ve beraberlik içinde daha mutlu yaşama çabası yerine duyarsız, duygu paylaşımından uzak, sosyal ağlarda teselli arayan, kalabalıklar içinde yalnızlık duygusu, anlaşılmama kaygısı ve sosyal kişilik bozuklukları yaşayan topluluklara dönüştüğümüzü fark etmez bir hâle geliyoruz.!

Kurtuluş reçetesi gibi sunulan her yeniliğe ve buluşa sahip olmak için ödettirilen maddi bedellerin zararları, insanların hatta ülkelerin ekonomisine verdiği hasarların etkisi yukarda anlatıklarımızın yanında inanın çok daha hafif kalıyor.

Aslında kazandığımız alışkanlıklar, faydasını gördüğümüz, bedelini ödeyerek edindiğimiz yenilikler ve kolaylıklar bizlere reklam, dizi ve film endüstrisi sunumlarındaki gibi hiç de öyle çok mutlu ve çok rahat bir hayat sunmuyor. Çoğu zaman zararsız ya da önemsiz sanılan kayıplar insanların çoğunun başına telafisi mümkün olmayan dertler açabiliyor. Aksine her yeni değişim bizleri oto-robot bir hayat sürme yolunda, insan olma özelliklerimizden, insanı insan yapan değerlerden, inandığımız şekliyle yaşamaktan biraz daha uzaklaştırırken yaşadığımıza inanır hâle getiriyor. Tıpkı şu sözdeki gibi “inandığınız gibi yaşayamazsanız, yaşadıklarınıza inanır hâle gelirsiniz”.

Siz ne dersiniz?

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.