Hava Durumu

Bir "Aferin" Çok Şeyi Değiştirir…

Yazının Giriş Tarihi: 10.05.2026 10:08
Yazının Güncellenme Tarihi: 10.05.2026 10:09

En kabiliyetsiz insanın bile mutlak bir başarı hikayesi vardır…

Bugüne kadar başarının yeterince tarifi yapılmıştır heralde. Arif olana tarif olmasın ama zaman, mekan ve imkan. Bu üçü bir araya geldiğinde, fıtratta kabiliyet de varsa, sanırım başarı kaçınılmazdır.

Şimdi biz "nasıl başarılı olunur? anlatımını başarılı olanlara bırakalım. Onun yerine bugünlerde insanların eksikliğini çektiği, üzüntüye sebep olan bir duygudan bahsedelim.

Hayatımızda hemen her gün ihtiyaç duyduğumuz, faydalı, iyi ve güzel yaptığımız işlerin sonunda, beklenilen en güzel hediye, takdir edilme duygusudur. Ve bu aynı zamanda insana verilecek desteğin en önemlisidir.

Sevdiklerimizi cesaretlendiren, heveslendiren,severek yapmasını teşvik eden samimi bir iltifat, ona değer verdiğimizin anlaşılması içindir. Bu sadece daha iyisini ve daha güzelini yapması için bir teşvik değil, ona istediğini, istediği zaman yapabilecek cesareti, güveni vermek içindir. Hatta onu başarabileceğine ve ödülünün ise sevinç ve mutluluk olacağına inandırmak içindir. Netice her zaman istenildiği gibi olmazsa bile çabasının takdir edileceğini bilmesi, yapacağı işteki şevkinin artması içindir.

Bırakın büyük başarılarla ödül alanların takdirlerini, yolda, trafikte, herhangi bir yerde sıra beklerken yaşlılara, çocuklu kadınlara yardım etme nezâketi bile takdire şayan değil midir?

Ödüllendirilmeyen davranışlar maalesef ki körelmeye mahkumdur. Bir çocuk bile ailesini mutlu etmek için çaba harcarken sizce de bir “aferin” duymak istemez mi ?

Herkes bir şekilde takdir edilmeyi beklese de, maalesef ki günümüzde içten bir iltifat etmek ya eleştirilerin çokluğu kadar yapılmıyor ya da çok ihmal ediliyor!..

Bazen başarılar küçük küçük de olsa kıskançlıktan kaynaklanan küçümsemeler, bazen de haset etme çoğu zaman da gereksiz eleştirme huyu ya da sürekli tenkit etme bir hastalık haline dönüşüyor.

Hemen her insan maalesef ki her şeyi eleştirmeyi görev ya da bir sorumluluk gibi kabul ediyor.

Sanki bizler daha iyisini, daha güzelini mükemmel yapan, her işte başarılı uzman gibi eleştirmekle kalmıyor, üstelik insafsızca yargılıyoruz.

Ve çoğu zaman "Seni tebrik ederim" iltifatı yerine "Sen yapamazsın, sen beceremezsin ya da daha iyisini yapabilirdin, başaramadın" sözleriyle muhatabın takdir beklentisini hiçe sayarak, onun tüm hevesini kırıyor, kendine olan güvenini de yok ediyoruz.

Eleştirmekle, gerçekten ne kazanıyoruz?

Samimi bir iltifatla, ya da takdir etmekle ne kaybediyoruz?

Oysa unutmayalım ki, “Marifet iltifata tabidir. İltifatsız meta zayi olmuş demektir.”

Yaşı ,cinsiyeti, mesleği, işi, makam ve mevkisi ne olursa olsun, kendisine iltifat edildiğinde, ondan beklenenden daha fazlasını yapmayacak insan yoktur.

Gelin şimdi sevdiklerimizin yaptıklarını takdir edelim. Heveslerini kırıp, üzecek şekilde eleştirerek de, asla kimseye bunu yapmayalım!..

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.