Hava Durumu

SOĞUK ATEŞ....

Yazının Giriş Tarihi: 17.03.2026 14:31
Yazının Güncellenme Tarihi: 17.03.2026 14:32

Delikanlı odasından çıktı. Büyük bir huzur içindeydi. Kıldığı namazın ve sonunda yaptığı halis duaların
tesirinde idi hâlâ. Tam salona girmişti ki bir anda annesiyle karşılaştı. Hep onun için dua ettiği annesiyle.
İbadetlerini yapmasını, onun da huzur bulmasını istediği annesiyle....
Hep üzülürdü onun için hep. Ağlardı bazen geceleri. Lakin annesi bir türlü yönelemiyordu oğlunun
istediği cihete. Sanki garip bir inat ve ayak direme vardı onda. Bu delikanlıyı daha fa üzüyordu.
Bu duygularla karşı karşıya geldiler yine.
Annesi dedi ki : Oğlum dışarı mı çıkıyorsun?
Evet dedi delikanlı.
Annesi ekledi: Oğlum üşümeni istemem dışarısı çok soğuk aman kalın bir şeyler giy üzerine...
Annesinin üzüntüsü ile hemhal olmuş delikanlı birden şu kelimeleri söyleyiverdi.
“Olur anne ama bende senin yanmanı istemem. Cehennem çok ama çok sıcak.... Sen de üzerine bir
şeyler al”
Salon zemheri ile ateş arasında kalmıştı sanki. Anne başladı ağlamaya. Ve ağlayarak koşar adım gitti
odasına. Delikanlı üzülmüştü ama bir kere çıkmıştı ağzından o sözler... O da bu hüzünle çıkıp gitti evden kaçar
gibi...
Akşam oldu delikanlı evine geldi. Süslü anahtarlığa bağlı anahtarıyla açtı kapıyı. Lakin aklından çok
geçti , annesiyle tekrar karşılaştığında ne olacaktı?. Bu halde girdi eve. Ev çok sensizdi. İrkildi ve endişendi
annesi için.
Salon mutfak derken annesinin odasının önüne kadar geldi. Açıktı kapısı bir parça. İçeriden hıçkırık
sesi geliyordu. Yavaşça önce başı sonra tüm vücudu ile sızdı odaya. Gördüğü manzara karşısında şaşkınlık ve
sevinç arasındaki hislerle ne yapacağını şaşırdı..
Annesi; çeyizinden kalma, sadece gelen misafirlere kullandırdığı, rahmetli anneannemin el emeği göz
nuru seccadenin üzerinde ellerini semaya açmış dua ediyordu hıçkırarak. Annesi oğlunu fark edince renkli
ojelerden bir çırpıda temizlediği ellerini büyük bir huzurla artık makyajsız olan yüzüne yavaşça sürüverdi.
Delikanlının karışık duygulu bakışları arasında seccadeyi katladı bir kenara koydu. Gözleri hâlâ yaşlıydı en az
kendi yaşı kadar.
Sonra sanki yıllardır hasretmişçesine oğluna sarıldı. Delikanlı henüz içinde bulunduğu duyguların
tesirinde idi. Kısa bir süre kolları ve elleri annesinin sırtına değmemişti. Tahammül edilemeyen hislerle sarıldı
annesine ve o anda ikisi de hıçkırıklara boğulmuştu.
Ve annesi biraz geri çekilerek dedi ki: Sen haklıydın Oğlum, sen haklıydın. Ve ilave etti. Sen beni,
benim seni sevdiğimden daha çok seviyormuşsun meğer. Ben seni üşüyüp iyileşebileceğin basit bir
hastalıktan korumak isterken, sen benim sonsuza kadar yanmamdan korkarak beni ateşten korumaya
azmetmişsin. O sözünden o kadar müteessir oldum ki oğlum.
İşte gerçek sevgi bir kere daha göstermişti kendini halis ve iyi niyetli insanlara....

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.