Yemek ve yamak arasındaki ilişki, sadece bir harf farkıyla ayrılan iki kelimenin ötesinde; bir
usta-çırak hiyerarşisini, mutfağın kadim disiplinini ve bir yetişme hikayesini barındırır.
Bir sofranın başköşesine kurulan o iştah açıcı yemek, aslında uzun ve disiplinli bir yolculuğun
son durağıdır. Bu yolculuğun en sessiz ama en kritik kahramanı ise yamaktır. Kelime anlamı
olarak "yardımcı" demek olan yamak, mutfağın mutfağında yetişen, ateşle tanışmadan önce
is ile yoğrulan kişidir.
Yemek bir sonuçsa, yamak o sonucu mümkün kılan süreçtir. Bir yemeğin tuzu, kıvamı ve ruhu
ustanın elinden çıksa da; o malzemeyi ayıklayan, kıvama hazırlayan ve ustanın bir bakışından
neye ihtiyacı olduğunu anlayan kişidir yamak.
Yamaklık, sadece iş öğrenmek değil, aynı zamanda sabretmeyi ve mutfağın o kendine has
dilini çözmeyi öğrenmektir.
Mutfak hiyerarşisinde yamak, yemeğe en uzak ama ona en çok emek veren kişidir. Usta
yemeği "yapar", yamak ise yemeği "yaşatır". Malzemenin tazeliğinden, ocağın hararetinden
ve mutfağın düzeninden o sorumludur. Yemek tabağa ulaştığında yamağın adı anılmaz belki,
ama o yemeğin lezzetindeki gizli disiplin tamamen yamağın sadakatinde
Bugün modern mutfaklarda isimler değişse de, yemek ve yamak arasındaki o sarsılmaz bağ
baki kalmıştır. Usta, bilgisini yamağa devrederken aslında yemeğin geleceğini de inşa eder.
Bir yamak, sadece yemek yapmayı öğrenmez; yemeğe saygı duymayı, malzemenin hakkını
vermeyi ve sabrın lezzete nasıl dönüştüğünü bizzat yaşayarak kavrar.
"Her iyi yemeğin arkasında, bir gün usta olmayı hayal eden sabırlı bir yamak vardır."
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Ayhan ÖZBEK
MUTFAKTAKİ GÖLGE...
Yemek ve Yamak...
Yemek ve yamak arasındaki ilişki, sadece bir harf farkıyla ayrılan iki kelimenin ötesinde; bir
usta-çırak hiyerarşisini, mutfağın kadim disiplinini ve bir yetişme hikayesini barındırır.
Bir sofranın başköşesine kurulan o iştah açıcı yemek, aslında uzun ve disiplinli bir yolculuğun
son durağıdır. Bu yolculuğun en sessiz ama en kritik kahramanı ise yamaktır. Kelime anlamı
olarak "yardımcı" demek olan yamak, mutfağın mutfağında yetişen, ateşle tanışmadan önce
is ile yoğrulan kişidir.
Yemek bir sonuçsa, yamak o sonucu mümkün kılan süreçtir. Bir yemeğin tuzu, kıvamı ve ruhu
ustanın elinden çıksa da; o malzemeyi ayıklayan, kıvama hazırlayan ve ustanın bir bakışından
neye ihtiyacı olduğunu anlayan kişidir yamak.
Yamaklık, sadece iş öğrenmek değil, aynı zamanda sabretmeyi ve mutfağın o kendine has
dilini çözmeyi öğrenmektir.
Mutfak hiyerarşisinde yamak, yemeğe en uzak ama ona en çok emek veren kişidir. Usta
yemeği "yapar", yamak ise yemeği "yaşatır". Malzemenin tazeliğinden, ocağın hararetinden
ve mutfağın düzeninden o sorumludur. Yemek tabağa ulaştığında yamağın adı anılmaz belki,
ama o yemeğin lezzetindeki gizli disiplin tamamen yamağın sadakatinde
Bugün modern mutfaklarda isimler değişse de, yemek ve yamak arasındaki o sarsılmaz bağ
baki kalmıştır. Usta, bilgisini yamağa devrederken aslında yemeğin geleceğini de inşa eder.
Bir yamak, sadece yemek yapmayı öğrenmez; yemeğe saygı duymayı, malzemenin hakkını
vermeyi ve sabrın lezzete nasıl dönüştüğünü bizzat yaşayarak kavrar.
"Her iyi yemeğin arkasında, bir gün usta olmayı hayal eden sabırlı bir yamak vardır."